Tatil, turist
doğal ürünler, outdoor, rafting, kano, trekking. Tatil
fırsatları. Bot safari. Anadolu evleri, tarihi kültür
turları.
istamboul, Canakkale, Anzac
Tour, Anzac day Cappadocia, Hotels in Cappadocia, Cappadocia
Hotels, tours Cappadocia, baloon tours, cave hotels in
cappadocia, Kapadokya, sufism, sufist, Kayseri, Hotels in
Kayseri, Kayseri Hotels, tours in Kayseri, Trabzon, Trabzon
Hotels, Hotels in Trabzon, tours Trabzon, laz, sumela
manastiri, monastery, Sinop, Sinop Hotels, Hotels in Sinop
İ
Neler eklenebilir? Lütfen
fikirlerinizi bilgi @ kemaliye.net ye gönderiniz. Teşekkürler!
Eğin Ağzı
Türkülerimizi yapan
etmenlerden en etkini kuşkusuz gurbettir. Özellikle Doğu
Anadolu halkının geçimini sağlamak için bahar başlarında
erkeğini gurbete göndermesi hem gerçektir, hem acıdır.
Erkek, bir yaz başlangıcında çıkıp gider. Arkada
kalanların yolları, beklemekten ve gözlemekten başka
yapacakları yoktur. Bu arkadakiler, analardır, eşlerdir.
çocuklardır. Hepsinin umudu ayrı ayrıdır. Mektup
beklerler, para beklerler, erkeğin dönmesini beklerler.
Mektup gelir ama umulan iyi haberler yoktur.Ya da mektup
yerine konu komşunun dedikoduları gelir. Para az gelir.
Yıllar geçer erkek dönmez. özetle kötü haberler bu gurbet
olayında her zaman iyi haberlerin üstündedir. Ne yapar
halkımız. Ananın dilinden, yarin dilinden türkülerini
yapar. Eski ezgilerin üzerine yeni dörtlükler koyar ve
esen yelle, uçan kuşla gurbete iletir. Şöyle ki,
"Eğin kadın ve erkeğinin başta gurbet olmak üzere türlü
nedenlerden duygulanarak söyledikleri uzun hava ezgisine
Eğin ağzı denir. Beş ve dört dizeli olan bu kıtaların
üçüncü dizelerinin çoğunlukla -Ela gözlerini sevdiğim
ağam,- olarak söylenmesindendir ki elagözlü de
denilmektedir.''
''Eğin ağzı elagözlü'lere Eğin dışında tek ad verildiği
halde merkez kasaba ve köylerinde söyleyişlerindeki ezgi
ayrılığı nedeni ile Apcağa ağzı, Sandık ağzı, Tığman
ağzı, Venk ağzı diye özel adlar da verilmektedir.''
''Hangi ağızla söylenirse söylensin bu ağızlar geleneksel
olarak bu ağızlarda iki elagözlü bir maya usulünden
sapmama vardır.''
''Fırat suyunun dünya kurulalı beri Munzur dağlarının
binlerce metre yükseklikteki bu yöresini aşındıra
aşındıra kale duvarlarına benzeyen Navril boğazı ile
Gemirgap taşı boğazlarının kaç milyonlarca sene Fırat
suyunun emeği olmasını ninelerimiz Hz. Hızır
Aleyhisselam'ın bu boğazları kılıcı ile yararak yaptığı
inancında idiler. Ne var ki bu yarma olayı Fırat suyunda
bir kin oluşturmuş ve bu nedenle Fırat ka'lubeladan beri
Eğine ve çevresine bir damla su bile vermemiştir.''
''Eğinlinin gurbet merkezi İstanbul'dur. İstanbul'un
fethi sonunda Sultan Fatih 'in isteği ile İstanbul'u
ikinci vatan yapan Eğinliler büyük şehrin gerekli bazı
yiyecek maddelerini tekellerine alarak her iki
vatanlarında da iyi yaşantıyı sağlamışlardır. Ancak
buharlı gemilerin icadından önce İstanbul'a aile getirmek
padişahın fermanına bağlı olduğundan Eğin kadınları
memleketlerinde kalırlar ancak erkekler İstanbul'da
olurlardı. Bu gitmeye pek de gönüllü başlamayan delikanlı
eşinden ayrılırken derdini elagözlü ve maya söyleyerek
giderirdi,
Gider oldum tedarikim görüldü,
Gitme diye yar boynuma sarıldı.
Bilmem neylemiştim hain feleğe,
Niye beni nazlı yardan ayırdı?
''Yolcular, Eğin'den ayrılırken kurban kesilirdi. Bu adak
ilerideki olacak tüm kötülükleri gidermek amacına
yönelikti;
Çekin kıratımı nalbant nallasın,
Kesin kurbanımı kanı damlasın,
Bir yiğit ki muradını almazsa
Mendil alsın ölenedek ağlasın...
''İstanbul'a gidilmek için genellikle Fırat üzerindeki
köprüden geçilmek zorunluluğu vardır. Ayrılık hayli hazin
geçmiştir. Köprüyü geçince uzayan yokuşun ortasında
Sultan Çeşmesi vardır. Bu çeşmeye ulaşan gurbetçi dönüp
Eğin'e bir daha bakacaktır;
Eğin köprüsünü geçtim o yana,
Nazlı yarim damdan bakıyor bana.
Taramış zülfünü dökmüş gerdana,
Can gerek ki bu sevdaya dayana...
Gelin de elbette giden erinin Sultan Çeşmesinden kendisi
için dediklerini duyar gibi olup karşılık verecektir;
Gediğe varmadan Sultan Çeşmesi,
Nazlı yarmış evimizin neş'esi.
Ela gözlerini sevdiğim ağam,
Çok zor oldu senden ayrı düşmesi...
Gelin, bu itirafla kalmayıp eşini götüren katırcıya da
onu rahat ettirmesi için yalvaracaktır;
Yine mi gurbete canımın içi,
Dar mı geldi sana Eğin 'in içi?
Sana yalvarıram ağa katırcı,
Hoş götür ağamı, olursun hacı...''
tour, gallipoli, Edirne, Edirne Hotels, Hotels in
Edirne, tours Edirne, Central Region of Turkey, Ankara, Ankara
Hotels, Hotels in Ankara, Tours Ankara, estambuli istambul, Turkei,
Turkiye, Turquia, Istamboul, Bursa, Bursa Hotels, Hotels in Bursa,
Tour in bursa, Hotels of Bursa, Canakkale, Canakkale Hotels, Hotels
in Canakkale, Hotels of Canakkale, Troya, Tours in kapatuka,
Konya, Konya Hotels, Hotels in Konya, tours Konya, mevlana
celalettin rumi, dervishes,